Çocuğum Çok Kilo Aldı 

 

Çocukluk çağı şişmanlığı, 21. yüzyılın en önemli halk sağlığı sorunlarından biridir. Yanlış yeme davranışı, fiziksel hareket azlığı ve genetik faktörler gibi birçok faktöre bağlı olan obezite, kardiyovasküler,  endokrinolojik, gastrointestinal nörolojik kas-iskelet, solunum ve psikolojik sağlık sorunlarına da yol açabilen kompleks bir hastalıktır.  

 

Özellikle ilk 6 ay sadece anne sütü verilmesi, 6. aydan itibaren doğru miktarda ve doğru zamanda tamamlayıcı beslenmeye(ek gıda) başlanması, 1 yaşından önce şeker içeren ambalajlı ürünlerin verilmemesi… gibi öneriler, obezitenin önlenmesinde ilk adımlar olabilir.

 

Annelerin unutmaması gereken en önemli nokta: çocuklar tokluk hissine çok hassastır. Dolayısıyla yemeklerini yarıda kesebilirler. Anneler, biraz da içgüdüsel olarak bebek/çocuklarını daha fazla beslemek için ısrarcı davranırlar. Bu durum çoğunlukla çocuğun “aklına” yiyecek sokmakla son bulur. Aşırı korumacı ve kontrollü anneler her fırsatta (ihtiyacı olmadığı halde) çocuklarına bir şeyler yedirme derdine düşer. Uzun vadede aşırı beslenmeye bağlı kilolu olmaya neden olacak olan bu davranış dikkate alınmalıdır. Elbette tek başına annenin bu tutumu obeziteye neden olmaz.

 

Bu yazıda “çocuğum kilo aldı” diyen ebeveynlere ayna tutmak ve yol göstermekle başlangıç yapıyoruz. Kilo fazlalığı olan çocuklara ve ergenlere en büyük destek aileleri tarafından verilmelidir. Aksi takdirde en ideal ve uygulanabilir olan beslenme programı bile aşağıda yer alan ailesel faktörler nedeniyle uzun süreli uygulanamaz, tedavi yarım kalır ve kilo artışı hızla devam eder:

 

  • Kahvaltı! Anne- baba-çocuk üçlüsü sofraya oturup düzenli, yeterli ve dengeli bir kahvaltı yapmıyorsa,

  • Evde bir abur- cubur çekmecesi- dolabı mevcutsa,

  • Anne-baba- kardeş, kilo fazlalığı olan çocukla alay etme ve utanma duygularını içeren konuşmaları sık yapıyorsa,

  • Kız çocuk ise annesi, erkek çocuk ise babası, arkadaş ve özellikle kardeşi ile kıyaslıyorsa,

  • Akşam yemeğinden sonra ailecek bir atıştırmalık saatleri varsa ve bu atıştırmalıklar yüksek kalorili yiyecek/içeceklerden oluşuyorsa,

  • Haftada 3’den fazla ev dışında öğün tüketiliyorsa,

  • Sofrada gazlı içecek ve meyve suları sık yer alıyorsa,

  • Çocuk, buzdolabını açtığında sağlıksız ve yüksek kalorili yiyecekler ile karşılaşıyorsa,

  • Aile bireyleri çocuğun kilo verme sürecinde psikolojik destek vermiyorsa, tedavi sekteye uğrar.

 

Ebeveynler için bir diğer hatırlatma da, çocuğunuzun kilo verme sürecini, kararlı olmasını ve özellikle beslenme programını ASLA bir yetişkin beslenmesi ile kıyaslamayın. Çocukluk çağı şişmanlığında beslenme tedavisinin her bir basamağı ayrı temeller üzerindedir. Bu nedenle profesyonel yardım almadan, kişisel tecrübelerinizden yola çıkarak çocuğunuzun beslenmesinde ASLA kısıtlamalara gitmeyin.

 

Çocuğunuza bırakacağınız en kıymetli miras, sağlıklı bir hayatın anahtarı olan sağlıklı beslenme alışkanlığıdır. 

 

Uzman Diyetisyen Volkan ÖZKAYA | Sağlıklı Beslenme ve Diyet Uzmanı - BURSA

 

www.bursadiyet.com