Depresyondayım ve Kilo Alıyorum

 

Depresyon, son yılların en önemli sağlık problemleri arasında üst sıralarda yer almaktadır. Depresyona giren bireylerde kilo kontrolünün bozulduğu sık sık karşılaşılan gerçektir. O zaman şu soru akla gelmekte; depresyon mu kilo artışına sebebiyet veriyor yoksa kilo artışı mı depresyona neden oluyor. Aslında ikisi de birbirini tetikleyen ve tedavi edilmesi gereken bir durum olarak karşımıza çıkıyor.

 

Hollanda’da yapılan bir araştırmada depresyona giren bireylerde %58 oranında obezite riskinin artığı, diğer bir yandan obeziteninde  %55 oranında depresyon riskini artırdığı bulunmuştur. Dolaysıyla depresyon, kontrolsüz bir iştah durumuna sebep olabilir.

 

Obez veya yüksek kilolu bireylerde beden algısında ve imajındaki bozulmalar kişinin içe kapanmasına, hareketsizliğe, evde geçirilen sürenin uzamasına, uyku süresinin artmasına/azalmasına ve yeme dürtüsün artmasına bağlı olarak  hem obezite şiddeti hem de depresyonun şiddeti artırmaktadır. Yani birbirini besleyen, büyüyen bir kartopu sonrada içinden çıkılması zor bir çığa dönüşmektedir.  

 

O zaman beslenme programımda nasıl bir değişiklik oluşturmalıyım?

 

Özellikle depresyona ve kilo artışına sebep olan beslenme yanlışlarından kurtulmanız gerekmektedir.

 

Alkol ve kafeinden olabildiğince uzak durun. Alkol normal uyku döngüsünü bozar. Ayrıca hipoglisemiye de sebep olur ve kan şekerindeki bu düşüş, şekere karşı isteğin artmasına neden olmaktadır.  Depresif veya tedirgin hissetmeye eğilimli insanları kafein çok daha fazla etkilemektedir. Diğer bir yandan kafein alım dozu arttıkça, depresyonun şiddeti de artmaktadır. Kafein ve şekerin ile birlikte alınması, her birinin tek tek alınmasından daha fazla zarar vermektedir.

 

Folikasit, B12, B1 ve B2 vitamini alımının azalması depresyon riskini artırmaktadır. Özellikle folik asit yetersizliğinin en önemli belirtisi depresyondur. Folikasit, B12, B1 ve B2 vitaminlerinin yetersizliklerinin giderilmesi ruhsal durumun büyük oranda iyileşmesine yardımcı olmaktadır. Bu nedenle koyu yeşil yapraklı sebzeler, taze meyveler, tahıllar, süt ve süt ürünleri, ceviz, yer fıstığı, yağsız et,  yumurta gibi besinler, beslenme programınızda sık yer almalıdır.

 

Dengesiz ve yetersiz beslenmeye bağlı olarak gelişen mineral yetersizlikleri de duygusal durumda bozukluklara sebep olmaktadır. Çinko, magnezyum ve kalsiyum eksikliğinde de depresyon görülebilmektedir.

 

Düzenli egzersiz yapın. Her gün 30 dk yapılan yürüyüşler, hem kilo kaybınıza yardımcı olacak, hem de duygu durumunuzun değişmesine katkıda bulunacaktır.

 

Hızlı kilo vermeyi hedeflemeyin. Daha yavaş ve etkili beslenme yöntemleriyle kilo kaybını sağlamaya çalışın. Düşük kalorili diyetler kısıtlı vitamin ve mineral alımına neden olacağından hem kilo kaybınıza uzun sürede katkısı olmayacağı gibi hem de depresyonun gelişmesinde/artmasında bir neden olacaktır.

 

Beslenmenizde köklü değişiklikleri bir anda yapmayın. Yavaş yavaş dengeli ve sağlıklı beslenmeye geçmeyi hedefleyin.

 

Her gün düzenli uyku hem vücudun yenilenmesi hem de duygu durumun da olumlu etkileri vardır. Uykusuzluk gün içerisinde aşırı besin alımına neden olur. Bu nedenle kilo artışını dolaylı yoldan etkileyeceğini unutmayın.

 

Her gün en az 2-3lt su tüketmeye çalışın.

 

Depresyon ve zayıflama diyetleri konusunda deneyimli bir ekibe başvurun. Sağlıksız diyetler size daha çok zarar verebilir. Bu nedenle hem depresyon tedavisi için psikolog hem de sağlıklı kilo kontrolü için diyetisyenin bir arada bulunduğu bir ekip size en çok yardımcı olacaktır.

 

Uzman Diyetisyen Volkan ÖZKAYA | Sağlıklı Beslenme ve Diyet Uzmanı - BURSA

 

www.bursadiyet.com