Hadi Sayalım: 3  2  1  0

 

En az 3 ara öğün:

Son dönemde "günlük 3 ara öğün tüketilmeli mi?" tartışmaları devam etse de, hala geçerli bilimse doğru düzenli ve sık öğün tüketiminin hem kan şekeri regülasyonu, hem  metabolizma hızının negatif yönde etkilenmemesi, hem de bir sonraki öğünde aşırı beslenme atağının engellenmesi adına  en az 3 ara öğün tüketimidir.  Ancak önemli olan ara öğünün ne içerdiği ve nasıl planlandığıdır. İyi planlanmış bir ara öğün açlık duygusunu bastırır ve bir sonraki öğünde hem doygunluk hissinin çabuk oluşmasını engeller hem de aşırı besin tüketiminin önüne geçer. 

 

Günlük 2 lt su tüketimi:

Sağlıklı bir metabolizmanın anahtarı SU! Unutulmamalıdır ki yetersiz su tüketimi bir çok sağlık sorununa davetiye çıkarır. Onun için öncelikli olan ne zaman su tükettiğiniz değil, ne kadar su tükettiğiniz. Doğru miktarda su tüketip tüketmediğinizin sinyalini vücudunuz size verir. Bunun en pratik takibi için idrar renginize bakın. Eğer çok koyu sarı renkte ise vücudunuz "su için" diye alarm veriyor demektir. Bunun için bireysel farklılıklar olmakla beraber kadınlar günlük 10 bardak, erkekler ise 14 bardak kadar su tüketmeli. Ayrıca su tüketimi ile beraber metabolizmanız daha hızlı çalışır. diğer bir kazancınız da, midede yer kaplayarak aşırı besin tüketimin önüne geçer ve her idrara çıkmada yaklaşık 30-40 kalori kayıp ile neticelenir.

 

Her gün 1 saat fiziksel aktivite:

Unutulmaması gereken yaşam tarzınıza uygun bir aktiviteyi seçmeniz gerekliliğidir. Bir spor merkezine gitmek tercih edilmiyorsa, diyete başlamadan önceki hayatınızdan farklı +1 saat fiziksel olarak aktif bulunmanız tartıda fark yaratmanız için güzel bir başlangıç olacaktır. Bunun için düzenli egzersizlerden daha çok gün içerisinde adım sayınızı artırmak özellikle en az 7500 adım, ideali 10000 adım olacak şekilde günlük rutininize göre planlayabilirsiniz.  Örneğin sizi fiziksel hareketten yoksun bırakan asansör, yürüyen merdiven, iş/okul servisleri kullanımını azaltarak hedef adım sayınıza daha kolay ulaşabilirsiniz. 

 

Ve 0 şeker:

Gıda sanayinin ve besin endüstrisinin gelişmesi (işlenmiş besinler, ambalajlı ürünler) sonucunda basit şeker içeren yiyecek/içecekler günlük beslenmemiz de oldukça  büyük bir yer tutmakta. Son yapılan çalışmalarda şekerin sigara gibi zarar verici ve bağımlılık yaratıcı etkisi olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle basit şeker ve bunları içeren yiyecek/içeceklerin tüketiminden olabildiğince kaçınmak gerekmektedir. Basit şeker,kanser riskini artırmakta, diş çürükleri, diş eti hastalıkları, aşırı insülin salınımı, karaciğer yağlanması, trigiliserit yüksekliği, bağışıklık sisteminin zayıflaması, dikkat bozukluğu, unutkanlık, vücut mineral dengesini bozması ve hipoglisemi ataklarının sayısını ve şiddetinin artmasına neden olmaktadır. Çay/kahvenizde şeker kullanmamak basit şeker içeren içeceklerden uzak durmak ve tatlılara mümkün mertebe diyet programımızda yer vermemek sağlıklı beslenme de önemli bir adımdır. 

 

 

Uzman Diyetisyen Volkan ÖZKAYA | Sağlıklı Beslenme ve Diyet Uzmanı - BURSA

www.bursadiyet.com